|
Haftanın Konuğu Alanya
Bera Hotel’in baş aşçısı Mudurnulu Şinasi Karanlıkoğlu

Türk turizminin başkenti konumundaki Antalya’nın Alanya
ilçesinde hizmete açılan Bera Hotel’in mutfağı kendisine emanet edilmiş.
Genç yaşına rağmen bu önemli görevi başarıyla devam ettiren Şinasi
Karanlıkoğlu’nun başarı yolculuğunu sizlerle paylaşıyoruz.
Geçtiğimiz günlerde açılışı yapılarak Türk turizmine kazandırılan Alanya
Bera Hotel’in baş aşçısı Mudurnulu Şinasi Karanlıkoğlu,
haftanın köşesine misafir oluyor. Genç aşçımızla, mesleğe
başlangıcından turizmde Türk mutfak kültürünün temsiline kadar uzanan
süreçte söyleştik…
* Bize kendinizi tanıtır mısınız?
* 1972 Mudurnu doğumluyum. Evliyim. 1,5 yaşında bir oğlum var, Alanya’da
oturuyorum. İşe 1986 yılında Mudurnu Taşkentli beldesinde bir lokantada
bulaşık yıkayarak başladım. 1989 yılında da Ayvalık Murat Reis Oteli’nde
çalıştım. 1991 yılından sonra da İstanbul Mudurnu Restaurant’ta
çalıştım. Askere gidip geldikten sonra otelciliğe devam ettim ve şimdi
de Bera Otel’de hizmet veriyorum. Mesleğimi severek yapıyorum, ilerisi
için tek amacım ünlü bir yemek uzmanı olmak. Bu konuda damak tadıma da
güveniyorum.
Büfe dolu ama,müşteri yiyecek bir şey bulamıyor!
* Türk mutfağı turizmde yeteri kadar temsil ediliyor mu?
* Eskiden sistemimiz her şey dahil sistem değildi. Her şey dahil sisteme
geçildiğinde iş tamamen ticarete dönüştü. İnsanlar para kazanmak için
kaliteyi düşürdü; kalite düşünce de müşteri kalitesi de düştü. Şu anda
sektör içler acısı durumda. Bizim Antalya’da Sanatçı Aşçılar Derneğimiz
var. Sanatçı Aşçılar Derneği olarak bir çaba veriyoruz. Önce büyük
ustaları büyük otellere yerleştiriyoruz. Ama bu tek elden olmamalı.
Bütün yiyecek içecek dernekleri ve aşçı dernekleri el ele vermeliler ki
kaliteyi yakalayalım. Bu derneğimiz 2002 yılından beri faaliyettedir.
Şuanda farklı dernekler birleşti bir federasyon oluşturdular ama yine de
seslerini yeterli derecede duyuramıyorlar. Bir otele müşteri
gittiği zaman büfenin önüne gidiyor. Büfe dolu ama büfede yiyecek bir
şey bulamıyor. Bizim ülkemizde bir de gıda terörü var. Ülkemizde salam,
sosis gibi ürünler fason üretim yapılıyor. Kalite düştü. Hepsinin içinde
kimyasal maddeler var. Şu anda 2,5 YTL’ye salam da var; kaşar da var.
Kıymanın kilosu 6 YTL, bunun içinde her şey var. Tavuk iskeletinin
kıymasıyla da salam sucuk üretiliyor. Gıda terörü turizm sektörüne çok
giriyor. Önemli olan bunun denetimlerini Turizm Bakanlığı’nın
yapmasıdır. Kalitemizin yükselmesi için kaliteli ürün vermeliyiz. Son
iki yıldır seyrek olarak Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan denetlemeye
başlanıldı. Fakat bu denetlemeler yeterli değil. Bu denetlemelerde
sadece belgeler soruluyor. Mutfaklara o kadar da önem verilmiyor. Biz
HACCP standartlarına uygun olarak mutfağımızı düzenledik ama herkes bunu
düşünmüyor. Bunun ticari boyutunu düşünüyor. Akdeniz bölgesindeki
satışlar düşük olduğu için maliyeti de düşürmek amacıyla bu yollara
başvuruluyor.
Kendi lezzetlerimizi yaşatmalıyız
* Türk mutfağına yerleştirilmeye çalışılan fast-food kültürü hakkında ne
düşünüyorsunuz?
* Bu konuda bütün dernek üyeleriyle birlikte bir çalışmamız var. Herkes
bir yazı yazıyor; mesela kuru fasulyenin, tas kebabının özü nedir?
Bunların hepsi bir kurula gidecek. Orda karar verilecek, kuru fasulye
Türk kültüründe nasıl pişecek diye. Türk kültürü ve yemeklerini bir
kitap halinde Türkiye’ye kazandırmayı düşünüyoruz. 2008 yılında piyasada
olmasını ve dernek tarafından dağıtılmasını planlıyoruz. Şu anda zaten
Antalya’da aşçılara belge veren tek dernek biziz. Milli Eğitim Bakanlığı
(MEB) onaylı. Önce halka açtık bunu, halka yemek pişirmeyi öğretiyorduk.
MEB de sertifikaları veriyordu. Şimdi MEB yetkiyi bize verdi. Bizim
hedefimiz, Antalya’da aşçılık okulu kurmak. Büyük bir mutfak kuracağız
orası okul olacak, uygulamalı olarak ders vereceğiz. Akdeniz
Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olan Ahmet Kaya Bey’le böyle bir
projemiz var. Antalya Valiliğiyle bu konu hakkında görüşmeye devam
ediyoruz.
* Aşçı olarak sektörün ve aşçılığın durumu hakkında ne
düşünüyorsunuz?
* Aşçı olarak şu anda çok kötü durumdayız. Hani kaliteli yemek diyoruz
ya hep, benim başladığım yıllarda kaldı. Bizim ustalarımız şaşırıyorlar,
ne kadar çok kırmızı et aldık diye. Aslında gereken neyse onu yapıyoruz.
Ama 1999’dan beri insanımız sanatı unuttu, ticarete döndü. Hep kimyasal
maddeler kullanıyorlar. Bir de bu kimyasalların zararları bir anda
çıkmıyor, 10 yıl sonra çıkmaya başlıyor. Ben bir seminere katıldım orda
bir hocamız anlattı. 8 yılda da çıkabiliyor hastalık 10 yılda da
çıkabiliyor ve aileden çocuğa da geçebiliyor. Gıda teröründe çok kötü
durumdayız. Biz en azından güvendiğimiz, büyük, HACCP belgesi olan ve
iyi bir soğuk çalışma zinciri olan firmalarla çalışıyoruz. Soğuk büfeler
sıcak büfeler bunların saklanması için de gerekeni biliyor ve yapıyoruz.
Bizim otelimizde hijyen uzmanımız var, gıda mühendisimiz var. O bakımdan
daha rahatız ama diğer müesseselerin de bunu düşünmeleri gerekiyor.

BOLU KAYTAN KEBABI
MALZEMESİ:
1 kg. kemiksiz koyun budu
2 baş soğan
1 tatlı kaşığı toz karabiber
2 tatlı kaşığı tuz
2 çay kaşığı yeni bahar
1 çay kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı karanfil
1 kelle sarımsak
2 çorba kaşığı tereyağı
YAPILIŞI:
Yeni bahar, tarçın ve karanfil tereyağı ile karıştırılır. Etler 2 cm
eninde 10 cm uzunluğunda doğranır. Soğan suyu, sarımsak, tuz ve
karabiber karıştırılıp bu karışımla etler ovalanır. Etler 6 saat
dinlendirildikten sonra şişlere takılır. Şişleri ızgaraya attıktan
sonra, önceden hazırlanmış olan yağlı baharat etlerin üzerine sürülür.
Etlerin her iki tarafı da kızardıktan sonra, piyaz, soğan ve bulgur
pilavıyla servis yapılır.
Şinasi Karanlıkoğlu Mudurnulu hemşerilerimiz ve site
ziyaretçileri için tatil düşünüldüğünde Antalya/ Alanya'da Bera
Hotel i tavsiye ediyor. Otel ile ilgili detaylı bilgi
>>>
Bera Hotel
Not. Haftanın konuğu köşemizde Mudurnulu olup ta yurdumuzun ve
Dünyanın neresinde olursa olsun görev yapan hemşerilerimizi tanıtmayı ve
sizlerle buluşturmayı hedefledik.Sizde bu sayfa aracılığı ile
kendinizi hemşerilerinize tanıtmak isterseniz 0 535 735 91 64 numaralı
Telefondan ulaşabilir veya e-mail atabilirsiniz.
17.12.2007
e-mail.mudurnu@mudurnu.com
aydinozpelit@mudurnu.com |