
|
|
MUDURNU SARIOT KAPLICASI Şimdi ise Kaplıcaya gelenler için köyde bulunan pansiyonlardan faydalanabilirsiniz. Buranın su sıcaklığı Mudurnu Babas kaplıcası'nın tam tersine suyu ılıtmadan banyo yapmanız çok zor. Su sıcaklığı 66 derece civarında olan Kaplıca'nın bir çok hastalığa şifa olduğu bilinmektedir.Kaplıcanın kaynağı metamorfik kristalin,serilerin hakim olduğu masifin güneyinde lav damarları arasından çıkar. Acı sular grubuna girer. Fiziksel olarak hipertermal hipotonik bir maden suyudur.Buranın müşterileri arasında en fazla Sakarya bölgesi insanı yer alır. Rezervasyon .Tel. 0 374 424 42 19 SAROT KAPLICALARI TARİHİMudurnu ilçe merkezinin 30 km kuzeybatısında Sarot köyü içindedir. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesinden önce yapılmıştır.Çevresinde o devre ait pek çok eserler vardır.Yer altında ve yer üstünde bulunan bu eserler derlenip,toplanmaya ve tarihi bir değerlendirilmeye muhtaçtır. Büyük İskender’in (SARATO) ya geldiğini ve birkaç gün kaldığını belirten bir kitabe halen kaplıcanın kurnasının önündedir. O devirde,bir Müslüman için ibadet edecek mabedi olmayan Mudurnu’nun Çavuş Deresi yöresinde,adamlarıyla beraber burada yerleşmiş olan Samsa Çavuş gerek kendi beraberindekiler ve gerekse civar köylerdeki Müslümanlar için,alelacele de olsa bir cami ve hamam yaptırmıştır. Cami,Gembenüz Köyüne 1 km mesafededir.650 sene ayakta kalabilmiş,sonunda harap olup gitmiştir.Hamam ise çok önceleri ortadan kaybolmuştur. Rahmetli Mimar Ekrem Hakkı Ayverdi,(İstanbul Mimari Çağının Menşei,Osmanlı Mimarisinin İlk Devri) başlığı altında,Samsa Çavuş Camii hakkında aynen şöyle yazmaktadır: “..... Cami,hemen hemen murabaa’dır ve köy camilerinde tesadüf edilen ebada sahiptir.8 – 8.5 m uzunluğunda olan duvarlar 78 cm kalınlığında olup moloz taşıyla,üç sıra meşe hatılla yapılmıştır.Üstü kiremitli çatıdır.Yalnız köşelerde,eski binalardan toplama,kesme taşlar kullanılmıştır.Şimal-i şarkı köşesinde istavrozlu bir taş ile ahşap bir sütun kaidesi bulunmaktadır.Binanın şark duvarı diğerlerinden 20 cm daha uzundur.Ancak,bu duvarın yeniden yapıldığı,hatılsız bulunmasından belli olmakla,belki tamir esnasında çarpık tutulduğu akla gelebilir.Duvarların harcı birkaç santim içeriye kadar yenmiştir.Cami de iri ağaçlardan yapılmış bir mahfil ve onun da bir cumbası vardır.Tam ortada bir meşe direk çatıyı taşımaktadır.İç duvarları çamurla sıvalıdır. İçerisinde aslından kalan basit ve pek hoş,yivli ve yekpare meşeden pencere kanatları bulunmaktadır.Mihrap,eskiden pek nefis bir esermiş.Define aramak için son senelerde kazmalarla kırmışlar.Mihrap hücresi 55 cm derinlikte,100 cm genişliğinde mustatil olup,dip kısmının iki yanı zikzak kabartma suyla çevrilidir.Bu suyun döşeme hizasından pek az irtifada bir kısmı kaldığı görülür.Oradan zengin yaşmağa kadar olan kısmı tahrip edilmiştir.Yaşmak üstü de,oldukça iptidai kabartma lalelerle müzeyyen yaprak kıvrımları,dört sıra üst üste istif edilerek toplanıp,nihayetlendirilmiş. Caminin önünde bir de çeşme varmış.Bugün ancak bu çeşmenin kalıntılarına rastlanabilmektedir.
MUDURNU ŞİFA ÇAMURU Bir söylentiye göre buradaki bu şifalı çamurun ilk bulunması köyün buraya isminin verilmesi ile aynı zamana rastlıyor. Bundan yıllar önce şimdiki kuyuların bulunduğu bölgeden geçen bir Suvari' nin Atının ayağı incilmiştir.. Orada mola veren Suvari bir gün sonra yola koyulur ve gördüğü şey kendini hayrete düşürür. Bir gün önce atının ayağının topalladığının farkına varan Suvari atının gayet normal bir şekilde hareket ettiğini görür. Ve bu halk arasında dağıldıktan sonra Köyün adını çamurluk köyü koyarlar. Ardından yıllardır insanlar buraya yaz aylarında şifa bulmak için gelirler. Güncelleme:26.12.2007 |
|
| Bu sitenin Tüm Hakları İpekyolu Ajans'a aittir. Mudurnu 2005 |
|