|
Bundan
kısa bir süre önce heyecanla fotoğraf
makinemi kaptığım gibi Mudurnu Devlet
hastanesine koşmuştum.Aklınızdan belki
bu satırları okurken bomba gibi bir
haber yakaladığımı Reytingi bol bir
haber yakaladığımı düşünebilirsiniz.
Ama ben Hastaneye reyting için haber
yapmaya gitmedim. Çarşıda dolaşırken
yeni bir ambulans gördüm.
Sordum Hastaneye gelmiş dediler. Tabi,
bizde’ de memleket sevgisi var ya…
Hemen hastaneye giderek ambulansın
şöför ve doktorlarla birlikte resmini
çekip haber yaptım.Keşke yapmaz
olsaydım.Neden' mi? ben haber yaptıktan
sonra Mudurnu’da fazla ambulans oldu
diye geri almışlar. Bunu' da nasıl
anladım biliyormusunuz? Hastaneye bir
işim düştü nerde bizim ambulans
deyince oradakiler yanlış gelmiş
haberi okuyunca geri aldılar dediler.
Yahu burası 74 köye hitap eden ve yol
ağı çok geniş bir ilçe, buraya bir
ambulansı çokmu gördünüz? Tabi boş
duramadım. İl genel meclisi Rıdvan abiye
abi biizm ambulans geri gitmiş deyince
oda şaşırdı.Gerekli yerlerle görüştükten
sonra Mudurnu’ya gönderilen ambulansın
şasi numarasının yanlış olduğu ilçeler
arası değiştirme yapılacağı
söylenmiş.Peki size soruyorum.
Be mübarekler bu arabayı Mudurnu’ya
gönderen İl sağlık Müdürüm bu arabayı
kontrol eden diğer görevliler bu sizin
yaptığınıza ne denir? Sağlam hastayı
ameliyat edin. Ondan sonrada bizim
ameliyat edeceğimiz kişi bu değilmiş,
neyse hasta olanı getirin deyin.
Ne olacak şimdi? Bu konu benim ilgi
alanıma girdiği için mecbur köşeme
taşıma kararı almıştım onun için
yetkilileri bu husus hakkında uyarayım
istedim.
TARİHE
BAKMAK SUÇMUŞ.
Geçen hafta
Afyon ‘da bir seminere katıldık.Seminer
dönüşü Eskişehir üzerinden gelerek
Eskişehir Seyit Battalgazi külliyesine
urayalım dedik.Vakit akşam ezanı
okunmak üzere.
Mudurnu Belediye Başkanım Zabıta amiri
Yılmaz bey ve ben Külliyeyi geçerken
şöyle bir gezelim ve yolumuza devam
edelim düşüncesindeyiz.Külliye’nin
içersine girdik kaplarda büyük asma
kilitler var.
Krokiye göre Seyit Battalgazi’ nin
türbesini arıyoruz. Külliyenin
içersinde tarihi mezar taşları
var.Külliyenin tam ortasında bir ağaç
var ve tepesine kocaman bir çanak anten
bağlamışlar.
Yani benim tabirimle Tarihin resmen
içine çanak takmışlar.Ve gezimize devam
ediyoruz.Külliye içersinde in cin top
oynuyor. Demek' ki burada hiç nöbetçi
falan yok diye aklımdan geçiyor bir
an.Külliyenin içersinde ağaçlardan
etrafı kapatılmış bir bölüm var.
Başkanımla beraber kafalarımızı uzatıp
bakıyoruz.
Sanki baktığımız yerlerde Battalgazi'
nin yaşamını görür gibi olurken
baktığımız istikamette bir kapı
açılıyor. İçeriden sert bakışlı bir
şahıs çıkıyor ve ben selam veriyorum
şahsa.Şahıs ne yapıyorsunuz diye soru
sorunca başkanımla bir ağız bakıyoruz
diyoruz. Şahıs sert bir üslupla ne
işiniz var dağ başında gecenin bir
yarısı buraya bakmakla suç işlediniz suç
diye bize bağırıyor.
Şaşdım kaldım. Anlıyorum' ki bu şahıs
buranın gece bekçisi. Buradan maaş alıp
çoluk çocuk besliyor. Be insan ilk önce
ben sana selam vermişim.Onu bir al ondan
sonra deki bize burası kapalı akşam
oldu, size nasıl yardımcı olurum diye
dağın başında bir naziklik etki ,bizde
senin burada bekçi olduğunu anlayalım.
Sen televizyonu aç nasıl olsa uydu’da
var birde yanına çay demledinmi ne yapan
yapsın sabah olunca' da eve gider
işlerini tutarsın.Peki senin nerde
kaldı bekçiliğin. Valla devlet bu tip
düşüncede olan insanlara iyi maaş
veriyor. Devlette iş buluncaya kadar
kedi ondan sonrada bir yerlere
yerleşince Aslan oluveriyorlar Eskişehir
Kültür Müdürüm, bu arkadaşa ya biraz
insanlarla diyaloğ dersi verin, yada
kuvvetli bir sopa verin gelen
ziyaretçileri kovalasın , nasıl olsa
müşteri çok. |