
EVLİYA ÇELEBİ’NİN KALEMİNDEN O ZAMAN Kİ MUDURNU10 Ciltlik “Seyahatname”si ile tanınmış olan Evliya Çelebi 17.asır Türkiye’sinin büyük bir seyyahı ve yazarlarından idi.22 savaşa katılan ve tam 50 sene seyahat ederek,17.asır Türkiye’sinin tarihi,coğrafi,iktisadi,içtimai hayatını seyahatnamesi ile belgeleyen Evliya Çelebi Mudurnu’yu M.1640 tarihinde ziyaret etmiştir.Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Mudurnu için şöyle yazmaktadır: “.....Evvela Bakır Küresi,Duruğanı ve Taşköprü kazalarını ziyaret edip Mudurnu kalesine geldi.Yeniçeri ocağından Sancak payesi ile bey hükmünde muaf ve müsellem-i Hükümet ve 150 akçeli kazadır.Şehir Subaşısı,Kethüda yeri Yeniçeri serdarı vardır.Müftü ve Naibi Bolu’dadır.Paye bey tarafından tayin edilen Muhtesip Kabanı,baç pazarı zapteder. Kal’ayı Mudurnu:Evc-i semaya beraber bir Küh-i bülent’in zirve-i alasına müsemmene üşşekil,yirmi kuleli ve bir kapılı binası kararmış.Burcu baruları rahnedar olmuş bir köhne abaddır.İç il olmakla o kadar cephanesi ve etrafında hendeği yoktur.Birkaç şahı top’u ve kifaye miktar cephane vardır. (Açıklaması: Mudurnu Kalesi yüksekte bir yerde kurulmuş yirmi kulesi ve bir kapısı olan Mudurnu kalesinin kullanılmaz halde olduğunu belirtmektedir.Burçları zarar görmüş olan Kale köhne bir haldedir der ünlü seyyah.) Derun’u kal’ada birkaç hane ile bir cami vardır.Kal’adan aşağı,şehire kayalardan çam oluklarla su akar.Aşağıda şehir dere ve tepeli,iki tarafı kayalıklı,bağ’lı,bahçeli şirin bir yer olup 17 mahalle 3000 kadar,çam tahta örtülü ahşap hane ile müzeyyendir.Cabica fevkani ve tahtani kargir bina evleri varsa da damları yine şerize tahtadandır.Camilerinin meşhur ve kadimi Yıldırım Han Camiidir ki,aşağı çarşıdadır.Civarında Yıldırım Han Medresesi vardır,Bir Darülhadis,13 mektebi sıbyan üç han ve hamamı vardır. Çarşı dükkanlarının ekserisi,iğneci dükkanıdır.Cem-i diyarı Rum’a şehirden nice bin yük iğne gider.Bu şehrin büyük ve küçük ahalisi iğneciler olduğundan esma-i büldan içre isimen dar-ı suzn demişlerdir.Suz nigarlarının nakli üzere dükkan ve hanelerinde bin yüz adet iğne tezgahı ve dolapları varmış.Cümle hatunları dahi esbab-ı süflü maslahat-ı suznigardırlar.Anın için bu şehrin (kız iğnesi)denilen hurda,hayal-i nakış iğnesi memduh-u alemdir.Amma hakir de ona hayranım.Öyle hurda iğne ile tizkarlık öyle yaparlar ki,iğne deliğinden 500 yıllık yol olan Asuman’ı seyir edenin gözü irmez ve mihneti karına değmez,gayet ucuzdur.Suznine göre en ednasının yirmisi bir akçeye,en müntehasının on’u bir akçeyedir.Cümle şehir ahalisi anınla el kasüb-ü Habiybul-lahdeye kifaflanıp dururlar. Pirleri Hazreti İdris ve Davut’un duaları bereketiyle Cenabı İzzet bu iğnecilere çok büyük bereket vermiş!...Zekat sadakalarından kuvvet-ibasarları ziyade olsun için iğne tasadduk ederler.Memduhatından,bağlarındaki ceviz ağaçları cihanı tutmuştur.Şahıdane,kağıt gibi rakik kabuğu olur.Badem lezzetinde gayet güzel bir ceviz olup (Mudurnu Cevizi) diye meşhuru afaktır. Yüce dağlarında çam çok olmakla,köylerinde iki kulplu çam bardakları olur.İkisini bir Himara tahmil ederler.Hint’e kadar hedaya gider.(Kuze-i Sanavber) diye Hint’de dahi meşhurdur.Bu diyarlarda o bardakların adına (Boduç) ve (Sekek) derler.Rum’a dahi hedaya olarak gider.Dağlarında onar arşın uzun ve iki ziraa enli latif levhaları olur ki,bu diyara mahsustur.İskeleleri Akçaşehir ve İzmit’tir.Tahtaları iskelelere gelip,andan gemi ile İstanbul’a ve gayri diyara gider.Cem-i reaya ve bereyası rençber kavimdir.Ehli sünnet,Sahib-i vera,Sulehay-ı ümmet garip dost adamlarıdır. yayınlanma tarihi: 13.2.2007
e-mail.mudurnu@mudurnu.com aydinozpelit@mudurnu.com |